6 Aralık 2012 Perşembe

Anlatımlı Örgü Bebek Battaniyesi...

Canım annemin,Cansu’ma ördüğü bebek battaniyesi…

Bu örnek battaniyeyi  ilk yeğenime örmüştü.Çok beğendiğim için ben de aynısından örmesini istemiştim kızıma.

Kurdeleli olan bölüm tek parça örülüyor.Örgüsü bittikten sonra boşta kalan ipler kurdelelerle toplanıyor.Etrafına ördüğü kenar parça ise ayrıca örülüp,dikiliyor.Umarım anlatabilmişimdir.(örneği tam olarak bilmiyorum ama merak eden olursa,sorar öğrenirim)

Modelin tarifi:10 ters,10 düz sıralamasıyla toplam 180 ilmek(18 kutucuk olacak)başlanıyor.
Ön yüzde tersler ters(yani haroşo)düzler ise örülmeden boş alınıyor.
Arka yüz hep ters(haroşo)örülüyor.
Ön yüzde tersler 10 sıraya ulaşınca ters ve düzlerin yeri değiştiriliyor(küp şeker örneğindeki gibi)tersin üstüne düz,düzün üstüne ters gelecek şekilde(her 10 sırada bir -tersler 10 sıra olunca -yine değiştirilecek)Örnek böyle kuruluyor.
Örülmeden alınan düzler(sonradan kurdeleler ile toplanan bölüm),yatay olarak boşta kalıyor.Örgü bittikten sonra,istediğiniz renklerde kurdelelerle toplayabilir,farklı uygulamalar da deneyebilirsiniz(örneğin;yeğenimin battaniyesinde,kurdelelerin üzerine hazır kurdele güllerden de dikmişti annem)

Battaniyenin kenar parçası da ayrı olarak örülüyor .25 ilmek başlanıyor.Üç sıra ters,üç sıra düz.Battaniyenin çevresini kasmadan tam tur dönecek uzunlukta örülüp,sonradan battaniyeye dikiliyor.
İp;Nako Lüks Minnoş-beyaz şiş; 3 numara(elinize göre 3,5 da olabilir)

Umarım anlatabilmişimdir.

Battaniye beni zorlar derseniz,aynı örnekle bebek yeleği de örebilirsiniz...Çok şık duruyor...
Sevgiler,mutlu günler..


5 Aralık 2012 Çarşamba

Yılbaşı Hazırlıkları

İlk kez keçeyle çalışma fırsatını buldum ve ilk mahsuller çıktı ortaya(ilk acemi denemeleri demek daha doğru olur sanırım)…Keçe yılbaşı çorapları…(Şimdilik hepsi birbirinin benzeri olsa da)Tek tek kaynak veremeyeceğim ama,internetten ve etrafımda gördüğüm örneklerden esinlendim…

İlk göz ağrısı olduğundan mıdır ?bilmem,en çok bu çorabı sevdim ben…Bilek kısmında pamuk dantel,ortasında hazır keçe kartanesi…
Bunlar da hepsi bir arada halleri..(askılarını unutmuşum tez zamanda eklerim umarım)


(pullarla süslediğimin bileğine,çikolata paketinin gümüş rengi kurdelesini,diğerinin de bileğine pamuk dantel,ponpon(Cansu’nun çorabından kopmuştu) ve hazır keçe peri ekledim)
Aklımda,hayalimde bir sürü şey var,görüp yapmak istediklerimden, “hıımm bunu yapabilir miyim?ya da “bunu yapsam nasıl olur?” “bunu kime hediye etsem/kime ne hediye etsem?”gibilerinden…Rutine dönmüş,sıkıntılı halime renk kattılar…Keyif alıyorum.Umarım güzel bir şeyler çıkar ortaya…Keçeyle flörtümüz başladığından beri örgülerle arama mesafe girdi haliyle.Karman çorman devam edicez inşallah…
Cansu kuzumun öksürüğü azalmakla beraber devam ediyor,geceleri sıkça uyanıyoruz…Umarım bir an önce geçer de rahatlar yavrum…
Geçen haftaki mısır patlatma günümüzden.Herkese anlatıyor "anneyle pat pat yaptık "diye...

Nasipse önümüzdeki hafta izinli olacağım.Kuzumun da sağlığı,keyfi yerinde olur inşallah,ağız tadıyla geçiririz nasipse.Hafta başından evde yapmam gereken işleri yapıp,diğer günlerimi evde kuzuyla kendime ayırmak istiyorum.Hiçbir yere çıkasım ,gidesim yok… Aralık “ben geldim,kış başlasın”edasıyla kendini hemen belli etti,havalar bir anda soğudu zaten.Daha yumuşak,güneşli bir gün olursa  ve tabii keyfimiz de yerinde olursa inşallah,belki bir gün Kemeraltı-vapurla Karşıyaka yapabiliriz.Yılbaşı ağacımızı kurarız,kurabiye-kek yaparız,oyun oynarız vs.Bunların  dışında hiçbir şey yapmak istemiyorum doğrusu.Aman sağlıklı,keyifli olsun da gerisi boş zaten…
Herkese mutlu günler…

4 Aralık 2012 Salı

Haftasonundan günlük...

Geçtiğimiz haftasonunu evde geçirdik diyebilirim.Her ne kadar dinlenemesem de ,dışarda gezmenin yorgunluğu eklenmedi en azından…Cumartesi günü ,Cansu gündüz uykusuna direndi bu sefer.Uyuyor,tam yatağına yatıracağım sırada uyanıyor,3-4 kere aynı şey tekrarlanınca,(neredeyse günün 2 saati böyle geçti)ben de sinir tavan yaptı ve uyutmaktan vazgeçtim.Hayır bir şey yapacağımdan değil,ben de uzanıp,uyuyacaktım biraz ama nasip değilmiş.
Bir ara o kadar sinirlerim bozuldu ki başladım koridorda gizli gizli ağlamaya,geldi buldu beni ,yanıma çömeldi ve “üzüme anne özü dileyim,hadi üzüme ,bak!yanındayım!”deyip sarılıp,öptü…Hissettiklerimi anlatmam mümkün değil,sarılıp,öpüp kokladım.Sonraki zamanı oyunla geçirdik.Hazırlanıp,akşam yemeği için annemlere geçtik.Kuziler bir arada olunca hem çok keyifli,hem de çok yorucu oluyor.Oyuncak paylaşamamaya,oda paylaşamama eklendi.Bizimki yattığı odayı(ablamla benim eski odamız,sonrasında Handan’ın odası,şimdilerde Cansu’nun odası)sahiplendi ,tutturdu “benim odam,buyası benim odam”diye…İlerleyen saatlere uykusuzluk da eklenince bize evin yolları göründü.
Pazar sabahı kahvaltı,oyun,uyku…Etrafı toparlayıp,uyumak için kıvrıldım,20 dk geçmedi uyandı maskara…Yemek hazırladık,yedik,banyo yaptık,oyun oynadık,kitap okuduk…Haftamızı tamamladık.
Cuma akşamından beri Cansu’da nezle-grip halleri var,soğuk algınlığı için şurup veriyorum.Haftasonu nadiren de olsa öksürük eklendi.Ihlamur ve bal-zencefil tozu-karabiber karışımı veriyorum sabah-akşam.Öksürüğü kesilmeyince dün akşam öksürük şurubuna da başladık.Genel olarak keyfi yerinde maşallah ama burun akıntısı ve öksürük devam ediyor.Bir an önce toparlar inşallah…
Bu arada yeni yeni cümlelerimiz ve ifadelerimiz de var tabii;
Bir şeye şaşırdığında ;elini ağzına götürüp “aaaa tü tü tü” “ evah evah”
Yanıldığında; (mesela loş ışıkta Çınar bebeğini ararken ,bulduğu bebeğin Çınar bebek olmadığını anladığında) “anne bu Çına deği ki yaa”
Çok susayıp,kana kana suyunu içtikten sonra “ohh çok tatlımış” gibi…
Bu arada dün canım babamın doğumgünüydü…Nice sağlıklı,huzurlu,mutlu yılları hep beraber yaşayalım inşallah.Allah başımızdan eksik etmesin,benim canım babam,kızımın süper dedesi…(M)Cumartesi günü hazır bir aradayken kutlamıştık ama,annemler dün mini pastalardan almışlar,akşam Cansu’yu almaya gittiğimde,pastayı hazırladık,mumları yaktık, “iii ki doğdun deden” diye diye dedesiyle beraber  mumları üfledir.Sonra doğru eve…Evi toparla,çamaşır as,koy,as ,ardından anne-kız aslancılık oynadık(bütün evi emekleyerek turluyoruz,arada yerlerde yuvarlanıp,koklaşıyoruz,çok seviyor)Yaklaşık iki saatlik çabanın sonunda da beraber uyuya kalmışız(en son saate baktığımda,23:46 idi,kaçta uyuduk bilmiyorum)Geçe burun akıntısı ve öksürükten sıkça uyandı kuzum.Bir uyandığında,seslendi,gittim yatağında oturmuş “anne pışık pışık yapa mısın?”dedi(Burun damlasına pışık pışık diyoruz )Sabaha kadar da böyle devam etti.Bir an önce geçer de rahatlar inşallah…Üç gecedir uykusuzluk yordu ikimizi de…
Diğer yandan örgüler,yılbaşı hazırlıkları devam ediyor.Cansu’ya ördüğüm beyaz ceketin kollarını söküp tekrar öreceğim sanırım,zira kol altı dar olmuş,hepi topu on ilmek için hem de L.Yaman’a başladığım cepken yeleğin bir önü bitti,diğerine başladım.(Örneği buradan aldım,benim ördüğümün sayıları ve ipi farklı)

                                          


Yılbaşı için de keçeler aldım,bir şeyler yapmaya çalışıyorum,bakalım…



Ikea'dan aldığım peçeteliğe uygun düz kırmızı peçete bulabildim nihayet)

Şimdilik bu kadar,sağlıklı,huzurlu,mutlu haftalar olsun…


28 Kasım 2012 Çarşamba

Örgü Atkı ve Fular...

Merhaba,
Yine annemin emeklerinden  paylaşımda bulunmak istiyorum.Hazır örgü mevsimindeyken ,size de fikir verir belki diye düşündüm.
İlki annemin yaklaşık 2-3 sene önce artan ipleri değerlendirmek amacıyla ördüğü atkı/fular…



Motifler tığla ayrı ayrı örülüp birleştiriliyor(üstündeki pembe tonundaki çiçek,motif bittikten sonra,motifin ortasından ilmek/zincir alınarak üstüne örülüyor)…Bahar aylarında kullanmak için çok uygun.Çok da şık duruyor.

Diğeri de aralardaki boşlukları örülen şerit fular iplerinden.Dantel ya da fırfır görünümlülerden daha farklı olarak örüldüğünde zig zag ya da su dalgası gibi görünüyor diyebilirim.İpin markası Feza olmalı,çok tatlı renkleri vardı beyaz,petrol yeşili gibi,ama bizim favorimiz bu oldu…

rengi en net burada belli olmuş..

Bu arada kuzum dün biraz ateşlendi,iştahı da pek yoktu,akşam yemek yemedi.Süt –kurabiyeyle geçiştirdi.Bu sabah daha iyiydi.Ara ara konuşuyorum annemle ,şükür ateşi çıkmamış bir daha.Dün akşam Cansu’nun beyaz ceketini nihayet bitirdim.Dikişleri ve düğmeleri kaldı…Güzel oldu,umarım üstünde de iyi durur(kollardan biraz şüpheliyim ya,bakıcaz artık)
öğle kahvesi;imza:kızın eşliğinde...


yılbaşı hazırlıkları başlasın....

Yılbaşı renklerinde keçeler aldım,inşallah zamanında elim varır da ortaya bir şeyler çıkar...
Örgü olarak da ,Yaman paşamın cepken yeleğine başlamak istiyorum hayırlısıyla…
Bu akşam kuzumun keyfi yerinde olur inşallah.Beraber mısır patlatır yeriz...(uzun zamandır yapmıyordum,mısırlar patlarken ,Cansu'nun yüzünün alacağı ifadeyi görmek için sabırsızlanıyorum)
Mutlu günler olsun...

27 Kasım 2012 Salı

Günlerden...

Bol gezmeli bir haftasonunu daha geride bıraktık.Ve bünyem artık diyor ki;”biraz mola ver,bir haftasonunu da evinde geçir”…
Candostumun penceresinden sonbahar...
Candostumla kahve keyfi,İYİ Kİ VARSIN....

(Yukarıdaki fotoğraflar geçen haftadan,Candostumun evinden...İyi ki varsın Emoş'um...İyi ki!!!)
Cuma akşamı işten çıkınca,Cansu’yu alırken eşim aradı,”elektrikler kesilmiş” nasıl yani?6 senedir otomatik ödemede bir kere başıma böyle bir şey gelmedi…Meğer sonradan öğrendik ki;Tedaş bu ay ilgili bildirimlerde bulunmamış,(bankadan kaynaklı değil,çünkü diğer faturaların hepsi ödenmiş durumda)eşimin işyerinde de ,apartmandaki diğer komşularda da aynı şey olmuş.İhbar kağıdı mı?Apartmanda yere atıp,gitmişler,firmaların reklam broşürlerinin arasında kaynamış…Eh be kardeşim,hem bildirimde bulunma,hem ihbar kağıdını posta kutusu yerine apartman girişine  yere at git,hem de Cuma günü gel elektriği kes!Buzlukta,dolapta bir sürü gıda,evde karanlıktan hoşlanmayan 26 aylık bir çocuk…Neyle ısınırız?ne yaparız?O anki sinirimi anlatamam!Hemen ilgili yerleri ara,bildirimde bulun,internetten ödeme yap,geri bildir vs.vs.Bu arada Cuma günü vatandaşı mağdur etmemek için elektrikleri kesmemeleri gerekiyormuş!Bizim apartmana bakan görevlinin mağduru olduk resmen!(Tedaş işletme mdr.lüğüne şikayette bulunabilirsiniz dediler)
Neyse,bir telaş,kargaşa içinde arkadaşlarımıza gittik.Cansu’dan 9 ay küçük şeker mi şeker bir kızları var.Güzel vakit geçirdik.Bir süre sonra Cansu’nun uykusu sıkıştırınca,bizim de kalk borumuz ötmüş oldu.
Cumartesi sabahı kahvaltının ardından,parka gitmek için anne-kız evden çıktık.Park tadilat nedeniyle kapalı olunca,yüncüye,oradan kısa bir yürüyüşle sahile geçtik.Sahildeki salıncak-kaydırakta park keyfi yapıp,bir şeyler atıştırdık.(salıncaklardan ayrılmak istemeyince  kısa çaplı bir  ağlama krizi yaşadık haliyle) Yolda uyuya kaldı,evde de uykuya devam etti.Ben de akşam için kereviz salatası yaptım.Tam örgümü elime aldım,daha bir ilmek ilerleyemeden uyandı kuzu.Yemek,oyun faslı derken,hazırlanıp kuzenlere gittik.Çocuklar bir araya gelince hem eğleniyorlar,hem oyuncak paylaşamıyorlar,tahmin edersiniz epey hareketli geçti…
Kuzunun salıncak keyfi...

Pazar günü de kahvaltıdan sonra Balçova’daki küçük lunaparka(dönme dolaba bindik ne akla hizmetse?ben bile tırstım)oradan Agora’ya …Küçük hanıma bot alalım derken,uykusu da iyice gelince,yine bir ağlama krizi,o bot nasıl denendi,alındı bilmiyorum.(o an orda olan varsa,bu yazıyı okuyunca kesin bizi tanır,o kadar yani)(bir de biri şu erkeklere çocuklar nasıl oyalanır,sakinleştiriliri öğretirse -başta benim eşim olmak üzere-,daha sağlıklı yaşamlarımız olacak ya neyse,bu konuya hiç değinmek istemiyorum!)Cansu yeğeni Yaman’ın oyuncak kitabına hayrandı,uzun zamandır almak istiyordum.O gün alacağıma da söz vermiştim.Onu alınca sakinledi biraz…Biz de paket olup,yola koyulduk,kayınvalidemlere geçtik akşam yemeği için.Ardından evin yolunu tuttuk…Tam banyoya giricez bu sefer de tutturdu,”kipatla(kitapla) yıkancam”diye.Anlat anlatabilirsen,onu zapt etmeye çalışırken,elini vurmasıyla kırılmayı bekleyen duş hortumu yerinden çıktı,duşsuz yıkanmak istemedi,hadi yıkadım,bu sefer banyodan çıkmak istemedi…Ağlamaktan telef oldu…Neyse kipatıyla J sakinleştirip,giydirip,saçını kurutabildim.Biraz daha oyun oynadıktan sonra,ikimiz beraber yatakta sızıp kalmışız…
(Bu nedenlerden diyorum,haftasonu gezmelerine biraz ara vereyim diye.Biraz da evde takılalım.Ben havalar soğumadan açık havada yapılabilecekleri değerlendirmek için çabalıyorum ama çok da yoruluyorum onu fark ettim.Ya kalan güneşli birkaç haftasonunu  bünyeyi biraz daha zorlayıp,açık havada değerlendiricez,ya da bu kadar cengaver olmaya gerek yok deyip,kuzuyla ev aktivitelerine dalacağız…Bakalım…)
Sabah da yeni botlarını giymek istemedi,bir şekilde gönlünü alıp,giydirip anneanneye gittik.Klasik Pazartesi yoğunluğuna ,dişçi randevusu eklendi,eskiyen 3 dolgum yenilendi.(iğne fobim vardır,bayılırım…4-5 senedir iyiydim ama bugün 2 iğneyi 7-8 ayrı noktadan yiyince,tansiyon 6-4 oldu az daha bayılıyordum.Şimdi daha iyiyim,iğne yerlerinin ağrısını saymazsak)
Birazdan evin yolunu tutucam…Umarım sağlıklı,huzurlu,mutlu,sakin ve erken uykulu bir akşamımız olur…
Bu arada hazır mevsimiyken kereviz salatasının da tarifini vermek istiyorum(çoğunuz biliyordur,bilmeyenler için olsun)
Kereviz Salatası(mezesi)
1 orta boy baş kereviz(soyulup,rendelenmiş)
3 yemek kaşığı süzme yoğurt
3 yemek kaşığı normal yoğurt
3 yemek kaşığı öğütülmüş ceviz
1 çay kaşığı dövülmüş sarımsak
Tuz(damak tadınıza göre)
Tüm malzemeyi karıştırıp,buzdolabında 1 saat kadar bekletin,
*rendelenmiş kerevizi limon suyunda biraz bekletip,suyunu sıktıktan sonra karışıma dahil ederseniz,hem kerevizler kararmıyor,hem de daha mayhoş bir tadı oluyor.
Afiyet olsun J
Herkese iyi haftalar…

Demişim en son dün…Devamı…Dün akşam Cansu’yu alıp eve geçtim…Diş dolgusu için yapılan anestezinin etkisi geçince ağrılar başladı haliyle.Ağzımı 5 cm den fazla açamaz haldeydim.Zar zor bir şeyler yedim,halsiz bir vaziyette Cansu’yla koltuğa kıvrıldım.Eşim geç geldi,ağrı kesici istemiştim,almış.İlacı alıp uzanmak/uyumak istedim,ama olmadı.Eşim yemeğini yedi.Ben mutfağı toparlamaya giriştim,O  dizisini seyretmek istedi.Cansu uykuya direndi,oyun,ilgi istedi.Bense sadece uyumak ,en azından uzanmak istedim.Olmadı,gerildim,çok gerildim…Sesim yükseldi…Üzüldüm.Yıprandım,kuzumu da üzdüm.En son saat 00:00’dan sonra sarmaş-dolaş koynumda uyuya kaldı...Ben de ağlaya ağlaya uyumuşum…
Oysa sadece 2 saat dinlenmek istemiştim…
Sabah bu yıpranmışlığın verdiği yorgunluk,halsizlik ve isteksizlikle uyandım,hazırlandım,kuzumu uykusunda hazırlayıp çıktık.Anneannede uyumak istedi…Annem uyutacaktı,gözleri kapalı itiraz etti,”omaazz,anne uyutcak,anne sallıcak”…Uyutup,işe gittim…
Hala çok yorgun ve halsiz hissediyorum kendimi… Önümüzdeki haftalarda izne çıkma ihtimalim var,belki biraz iyi gelir…Kuzuyu da alıp şöyle iki gün bir yerlere mi gitsem diye geçiriyorum gönlümden ya bakalım?
Ben yine herkese iyi haftalar diliyorum
(belki yeni hafta bugün başlayacaktır,benim için ya da benzer durumdakiler için…)