18 Kasım 2013 Pazartesi

Haftasonu...

Herkese iyi haftalar…
Yorgun bitirilen,yorgun başlanan günler,haftalar birbirini kovalıyor.Uykusuzluk ve ağırlaşıyor olmak her geçen gün beni daha da fazla yorgun ve halsiz bıraktırıyor sanırım.Hep derler ya ,anneler son aylarında uyuyamazlar ,aslında bu vücutlarını doğum sonrasına hazırlamak içindir diye…Öyledir umarım diyerek kabulleniyorum(Cansu’da bu kadar uykusuzluk çekmemiştim)(aslında yaşadığım şey uykusuzluk değil,uyuyamama ;erken yatamıyor,geç kalkamıyorum,fırsatım olduğunda da uyuya teslim olmuyor,bir şeyler yapıp duruyorum.Günde 5-6 saatlik uykularla geçiyor günler yaklaşık 2 aydır.Bir ortam olsa ,teslim olsam uykuya belki saatlerce uyurum,çok ihtiyacım var aslında…Neyse umutluyum canım,doğumdan önce bir dinlenirim inşallah…
Haftasonu çok hareketliydi;Cumartesi günü kahvaltıdan sonra anneme gittik Cansu’yla …Her yer miss gibi aşure kokuyordu…Dağıtmaya faydamız olur dedik ama dinletemedik,süslemeleri yapıp,kenara çekildik..Sıcacık aşureleri mideye indirdik(iki bayram,bir aşure ayı tartılara fena yansıyor ama neyse)Daha sonra kuzuyla eve döndük,Cansu’yu uyutup ben de uyuyacaktım ama ,listeyi kontrol edeyim,bir-iki ortalık toparlayayım diye uzanamadım,biraz örgü-tv derken zaten uyandı ipek bohçam…Akşam için arkadaşlarımızla sözleşmiştik,eşim gelince çıktık.Bu grubumuzla bir araya geldiğimizde 6 çift,7 çocuktan yaklaşık 19 kişi kadar oluyoruz.Ev tam kreş gibi oluyor,epey şenlikli …Ama çocuklar da bizler de keyif alıyoruz,bayanlar olarak çok güldük mesela …Gece geç saatte döndüğümüzde Cansu yolda uyuya kalmıştı.Pazar günü ilk kez onun dokunuşuyla uyandım(yatağından kalkmış gelmiş yanımıza) “anne ben uykuya dalamadım” dedi,sanırım üstünü de açmış,aldık aramıza koyun koyuna yattık ama uyumadı bizimki,anne-kız salona geçtik sabah 08.30 da …Kitap,fotoğraf bakmaca,tv derken kalkıp kahvaltımızı hazırladık…Kahvaltıdan sonra biz çay keyfi yaparken,Cansu’da odasına gitti,sesi çıkmayınca baktık ki,kitaplarını inceliyor,kendince hikayeleştiriyor,tokalarını düzenliyor vs.vs. Biz sohbet edip,çaylarımızı yudumladık,o da kendince zaman geçirdi,hiç seslenmedik.Sonrasında toparlanıp çıktık,önce Kemerlatı’na gidip,kısa bi tur attık,ardından Konak’tan vapura binip Karşıyaka’ya geçtik,Karşıyaka çarşıda turladık,hava serinleyip,kapatmaya başlayınca atladık vapura döndük geri … Ne kadar çok ihtiyacım varmış,ne kadar çok özlemişim…Vapur keyfini,denizin kokusunu,martıları yakından izlemeyi,ayın dolunay halini incelemeyi,vapurda çay içmeyi çok özlemişim…Bir de ne zamandır bunu ailece yapmayı istiyordum,çok iyi geldi.Yorulduk ama değdi.Hava karardığında Kemeraltından çıktık,bir şeyler yedik,eve geçtik.Gayet yorgun bir halde banyolarımızı yapıp ,uyku moduna geçtik…Cansu biraz zor da olsa uyudu(yorgunluktan uyuyamamak derler ya ,öyle oldu sanırım),ben de tv karşısında uyuyakalmışım…
Sabah yarım saatte zor uyandırdım kuzuyu “anne hadi gel uyuyalım” deyip durdu sürekli…

Yeni haftamıza başladık,hepimize iyi gelsin ,güzel geçsin inşallah…

15 Kasım 2013 Cuma

Günler...

Günler ne de çabuk geçiyor bu ara…Ekim ayı bayramlarla çok çabuk bitiverdi,Kasım’ı da yarıladık.
Bayram öncesinde  evdeki işleri tamamlamayı çok istemiştim,şükür halloldu;iki oda,koridor boyandı.Cansu’nun odasını değiştirdik,daha büyük olan orta odaya geçti,bu vesileyle yatağını da büyütmüş olduk.Bayramdan önceki bir hafta boyunca salon depo gibiydi.İki odadaki tüm dolap –çekmece içleri,oyuncaklar ne varsa hepsi salona yığıldı.Mobilyalar yerlerini alınca,tekrar yerleştirildi.Bir an hiç toparlanamıycaz sanmıştım ama sağolsun annemin her gün gelip-gitmeleri sayesinde atlattık. Gündüz işte ,gece evde çalıştım 10 gün boyunca.Çok yoruldum ama değdi.Cansu’nun odası çok içime sindi.(ufak-tefek işler kaldı;perdeler takılacak,fotoğraflar asılacak vs)
Kurban Bayramında,ziyaretlerimizi yaptık,gitmek istediğimiz çoğu yakınımızı ziyaret ettik çok şükür.Arkadaşlarımızla bir araya geldik,yorulduk ama keyifliydi.
Bayram sonrasında Çınar için alışverişlerimizi hızlandırdık.Alınması gerekenlerin çoğunu aldım,yıkanıp ütülenip kaldırıldılar.Hastaneye gidecekleri bir grup yapıp,çantaladım.Ufak-tefek ayrıntılar kaldı .Biliyorum aslında daha erken ve çok şükür her şey yolunda ama,malum herkes o kadar çok yorum yapıp göz korkutuyor ki(erken doğum söylemleri),Cansu’ya hamileliğimde de aynı şeyleri duyup,endişelenip 41 +1 ‘de zorunlu sezeryan olmama rağmen,tedirgin olup hazırlıklarımı hızlandırdım.İnşallah zamanında sağlıkla gelir oğlum…
İkinci bebeğimizin erkek olacağını öğrenince Cansu’nun eşyalarından tekrar kullanılmak üzere kaldırdıklarımı ,oda değişikliği sırasında açıp tek tek inceleyip ayırdım.Cansu’ya hatıra olarak saklayacaklarımı (hastane çıkışı,ilk bayramlığı vb)paketledim,cinsiyet farklılığı sebebiyle kullanamayacaklarımızı da candostumun 0-2 yaş aralığında kızları olan üç ayrı komşusuna ulaştırdım.Amacına ulaştığını görünce de çok mutlu oldum…
Hala yapılacak bir çok iş var;çekmeceler ,banyo dolapları düzenlenecek,mutfakta ufak bir tadilat(kapak –tezgah değişikliği)yaptırılıp ardından dolaplar temizlenip düzenlenecek,salon vitrin-perde temizliği vs.derken gözümde büyüdü yine.Çınar’ın  ilk 6-9 ay park yatakta yatması muhtemel olduğundan oda takımını seneye almayı planladık.Bu nedenle onun eşyalarını yerleştirecek bir alan ayarlamak lazım vs.vs.Çok şükürler olsun ki hepsi güzel telaşlar...Kısa zamanda toparlayıp,hayırlısıyla doğum iznini sakince geçirmeyi,en azından hamileliğimin son iki-üç haftasını daha yavaş, dinlenmeceli geçirmeyi arzu ediyorum.İnşallah arzu ettiğim gibi olur hayırlısıyla…
Evdeki işler bitmese de ,örmeye zaman ayırmaya çalışıyorum..İyi geliyor…Çınar için üç tane ,Cansu için bir tane yakadan başlama yelek ördüm.Şimdi bir yelek ve bir battaniye var elimde.Sonrasında bir battaniye daha var niyetimde(battaniye dediysem öyle ince bir şey değil,örmeye devam ettiğim kartopu anakuzusu ipten-çok istekle başladım ama ipin örülüşü zor geldi,biraz hevesim kırıldı.Diğeri de alizenin baby set marifetli-mini ponponlu ipi)…Ördüğüm yeleklerden ikisi aşağıdaki gibi.İpler Nako baby hoşgeldin.Tavsiye ederim,hem renkleri çok güzel,hem de örülüşü çok zevkli.Diğer favori ipimde Nako baby lüks minnoş.Örülenler bittikçe paylaşıcam inşallah.....


Cansu kuzuma gelince,büyüyor.Pazar günü 38.ayımızı bitirip,39. Aya giricez inşallah… Odası değiştiği,yatağı büyüdüğü için çok mutlu.Büyümek ve ablalık üzerine hep konuşmaları,heyecanları… Arada bana karşı çok diklenip,asabileşse de benden kaynaklandığını düşünüyorum(gittikçe halsizleşiyor,daha çabuk yoruluyor ve sabırsızlaşıyorum)Sabahları uyanmakta zorlandığında evden çıkmamız çok uzun sürüyor.Kendi uyanır ya da uykusunu almış olarak uyandırılırsa değmeyin keyfimize,yok tam tersi olursa işte o zaman işimiz iş… Canım kızım ,biricik prensesim…Nasıl da heyecanlı kardeşi olacağı için…Zor olacak ilk zamanlar tahmin ediyorum ama bir alışsın kardeşine,yeni düzenimize ,en çok o sahiplenecek kardeşini hissediyorum…Canım yavrum benim…
Şimdilik bizden haberler böyle…Her ne kadar yorum bırakamasam,düzenli yazamasam da çoğu bloğu takip etmeye çalışıyorum,inşallah hepimizi sağlık,huzur,mutluluk dolu keyifli günler bekliyordur.

*Bu arada bebek şekeri,kapı süsü,anı defteri gibi ayrıntılara henüz karar veremedim.Klasik ürünler,keçeler,kumaş ürünler arasında gidip geliyorum.İncelediğim kadarıyla kumaş ürünlere gidiyor gönlüm ama beğendiklerimin fiyatları çok yüksek...Hastane çıkışı,nevresim,tulumlar genelde düz krem,sütlü kahve,mavi ve gri tonlarında,ben de bu tonların kullanıldığı kumaş ürünlere yöneliyorum(isim kapı süsü,kadife lavanta keseleri gibi)ama karar veremediğimden önerilere açığım.Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim..

İyi haftasonları dileklerimle,
Sevgiler..



9 Ekim 2013 Çarşamba

CANSU'NUN 3.YAŞ GÜNÜ PARTİSİ

Arkadaşlarına hazırladığımız hediye poşetleri

keçeden kesip-dikip hazırladığım kitap ayraçları

kız arkadaşlarının baloncukları

erkek arkadaşlarının baloncukları

baloncuk ve ayraçlarda kullanmak için hazırlattığım stıckerlar

puantiyeli keselerin içindekiler(hiç tarzım değil ama yaptım bir kere)

veliler umarım bana kızmamışlardır ...


hediyelerimizin tamamı(diş fırçası korumalığı ve rozet eklenmiş hali)





Tekrar merhaba,
Çok daha uzun zaman önce yazmayı planlamıştım ama geçerli nedenlerimden ötürü bugüne kaldık...
Bu sene doğumgünümüzü anaokulumuzda kutlamaya karar verdik.Sınıf arkadaşlarının çoğu okulda kutlama yaptığından Cansu'da çok istiyordu,bize de uyunca karar vermiş olduk.Son zamanlarda baleye ve Minnie Mouse artan ilgisi nedeniyle bu iki tema üzerinde yoğunlaştık.Kararı Cansu'ya bıraktık,o da Minnie Mouse tercih etti.

Temamızı belirlememiz üzerine pasta siparişimizi ve diğer ikramlıklar için doğumundan bu yana olduğu gibi yine MissPastam ile görüştük.Çikolata-fıstıklı tek katlı pasta,mini cup cake ve cake pops siparişlerimizi verdik.
Servis malzemeleri ve süslemeler için webden temamızın hazır ürünlerinden araştırma yaptım ,İzmir'de şubesi olan bir parti firmasından aldım.
Teyzesi de minnie tütü kostüm yaptırınca her şey tamamlanmış oldu.
Süsleme ve servis ürünlerinden minnie mouse temalı kağıt tabak,kağıt bardak,peçete,düz pembe çatal ,düz pembe masa örtüsü,happy birthday banner,pembe-beyaz puantiyeli balon,minnie mouse baskılı balon,davetiye,minnie mouse pinyata aldım.

Ayrıntı notlar vermek gerekirse;
*pinyata içini kendimiz hazırladık.Aslında yumuşak şekerleme,çikolata vb.ürünleri çocukların tüketmesi hiç hoşuma gitmiyor ama bir kereye mahsus hem hediyeler de ,hem de pinyata içinde kullanmam gerekince kendim almayı tercih ettim.En azından bildiğim markalar ve tazeliğinden emin olmak istedim.Pinyataya para şeklinde çikolata,mini paketli yumuşak şekerlemeler,tek lokmalık çikolata gofretler ve zıplayan toplar doldurduk.(Bizim minikler pinyatayı patlatamasalar da öğretmenlerinin yardımıyla içindekiler yere saçılınca oluşan görüntü bir harikaydı)
*Hazır süsleme ve servis ürünlerini araştırınca aynı ürünlerin fiyatlarının firmalar arasında az ya da çok farklılık gösterdiğini gördüm.Kargo ile de uğraşmak istemeyince İzmir'de bayiiliği olan üç firmadan birine karar verdim.Ürün sayısı artınca rakam toplamda fark ediyor.Bu nedenle fiyat karşılaştırması yapmanızı öneririm.Farklı zamanlarda farklı indirimleri olabiliyor.
*Baloncuk ve rozetleri erkek çocuklar için Mickey mouse,kız çocıuklar için minnie mouse olarak seçtim,
*aynı şekilde hazırında istediğim rengi bulamadığım minnie mouse figürünü elde kesip,fiyonkları ve erkeklere siyah,kızlara pembe püskül dikerek hazırladım.Üstlerine baskı firmasında hazırlattığım "Cansu 3 yaşında 17.09.2013" stıckerları da yapıştırınca tamamlanmış oldu.
*Balonlar için helyum gazı kullanılması gerekiyordu,şişirip getiriyorlar ama onun yerine balon çubuklarından almayı tercih ettim.
*hazır tema ürünlerinden kullanacaksanız masa örtüsünü düz renk almanızı öneririm,temaların masa örtüleri desenli olunca çok karışık duruyor.
*ayrıca çatal-kaşık-bıçak set yerine sadece çatal almanız çocuklu doğumgünleri için yeterli oluyor(ikramlarınıza göre değişiklik gösterir elbet)
Günlerdir hatta aylardır doğumgününü hevesle bekleyen kuzucuğu sabah bu heyecanla okuluna bıraktım.Sağolsun öğretmenleri her şeyi çok güzel hazırlamışlar.(Bahçede yapmayı planlamıştık ama bir gün öncesinde çok yağmur yağıp,bahçe ıslak olunca sınıfta yaptık)Saatinden önce okulumuzda babası,babaannesi,anneannesi ve dedesiyle buluştuk.Bizleri kutlama sınıfına aldılar.Hepsi birbirinden şeker,cıvıl cıvıl ,dünya tatlısı çocuklar,Allah hepsini korusun inşallah...

Yavrumun bizleri gördüğündeki heyecanı,bizim onu tütüsünün içinde minik bir prenses olmuş halini gördüğümüzdeki duygularımız anlatılmaz...

Arkadaşlarını bize,bizi arkadaşlarına tanıttı tek tek ,heyecanla ve gururla....  :)

Pastamız kesildi,sembolik hediyeleşmemiz yapıldı.Pinyata patlatıldı.Parti bitince bizlerle vedalaşıp sınıflarına gittiler...

Akşam okuldan almaya gittiğimde ,evlerine giden çocukların hepsinde balonlar ve hediye poşetleri vardı.Anne-babalarına "bak bak bu Cansu'nun annesi,hediyeleri o almış"konuşmaları vardı.Velilerimizden tekrar özür diliyorum abur-cuburlar için(tek huzursuzluğum bu oldu)

Güzel yavrum,3.yaşını doldurman bir dönüm noktası .Çocukluğa ciddi bir adım,abla olacağını da düşünürsek bir anda büyüyormuşsun gibi geliyor bana...

İnsan evladı için ne yazsa ,ne kadar yazsa yetmez ,az gelir...
İyi ki doğdun,iyi ki bizim yavrumuz oldun...Sağlık,huzur,mutluluk dolu nice güzel yılları neşe içinde hep beraber yaşamamız dileğiyle...

Seni çok ama çok seviyorum....



 

20 Eylül 2013 Cuma

Ufak ufak geri dönüyoruz demişim...

Ufak ufak geri dönüyoruz demişim, dönememişim 
Umuyorum ki bundan sonra daha çok buralarda olurum, en azından yılbaşına kadar…
Bir çok değişiklik, yenilik de var tabii hayatımızda …Kısa kısa hepsinden bahsedeceğim;

Öncelikle güzel, yorucu bir ilkbahar-yaz dönemi yaşadık…
Nisan ayında hem küpelendik (anneanne ve babaanne sağolsunlar)hem de saçlarımızın ucundan azıcık kestirdik(bebeklik saçları ,ilk kesim),ilk vesikalık fotoğrafımızı çektirdik, ilk uzun seyahatimizi yaptık(daha önce bahsetmiştim kuzenimizin düğünü için İstanbul’a gittik).
13/05/2013 günü Cansu kreşe başladı…(yaklaşık 32 aylıkken) Zorlanacağımızı tahmin ediyordum ama bu kadar fazla ve uzun sürmesini beklememiştim açıkçası …Tam 3 ay sürdü diyebilirim. Her sabah benden ayrılma sırasında sorun yaşadık, ben gittikten 5-10 dakika sonrasında normal rutinine ve düzenine dönüyordu…Şimdilerde çok daha iyiyiz maşallah… İletişimi kuvvetlendi, paylaşımları arttı, kurallara uymayı öğrendi, hiç dans etmeyeceğini düşündüğüm kuzuyu şimdi oturtamıyoruz vs. vs. Tek olumsuz yanı ; ki olması en olağan çok sık hasta olduk, Allah beterinden saklasın ama neredeyse 3 senede kullanmadığı kadar ilaç kullandı 3 ayda …Geçtiğimiz kışı antibiyotiksiz kapattığına sevinirken ,yaz ortasında antibiyotik kullanmak zorunda kaldık vs.vs. beklediğimiz şeylerdi, ateşli salgın vardı ama ne kadar olsa da insan üzüldük ,sıkıldık. Şimdilerde biraz öksürüğümüz var onu sökmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki hafta 3 yaş kontrolümüzde de değerlendirir doktorumuz.(3 yaş demişken konuyla ilgili yazıyı da en yakın zamanda hazır edeceğim inşallah)
Genel olarak okulumuzdan memnunum, çok şükür bir sıkıntı yaşamadık. İşlerinin hassasiyetini, önemini bilen, işini severek yapan insanlarla kızım çok şükür. İnşallah hep de böyle gider…
Daha önce de bahsettiğim gibi;22/06/2013’de Cansu yaklaşık 33 aylıkken çok şükür ki bezleri attık…O kadar gündem yaratan ve herkesin fikir yürüttüğü bir konu haline gelmişti ki… Kreşe bırakmalardaki halimizden çok yıprandığım bir günün sabahında(Cuma akşamı yarım valiz bezle Özdere’ye gitmiştik oysa)Cumartesi günü uyandık, son kez bezini çıkarttım, temizledim ve yenisini bağlamadım. Bezi sorduğunda, “Cansu sen artık büyüyorsun, sana göre hiç bez kalmamış” ilk tepkisi “ıııı napabiliyiz? maketten alabiliyiz” oldu. “sen çok güzel büyüdün annecim, marketlerde sana göre hiç bez yok ,bu yüzden artık sana bez bağlayamayacağız, aldığım o çok güzel külotlardan giyeceksin, tuvaletin geldiğinde haber verirsen ,hiç ıslanmayız, popomuz pişmez” dedim. “tamam” dedi ve başladık. Tabi ki firelerimiz oldu, hala ara ara oluyor, büyük tuvaletini tuttu 2-4 gün aralığında yapmadığı oldu-ki en korktuğum noktalardan biriydi- iki haftadan fazla sürmedi.(ek bilgi olarak yazmak isterim, daha öncesinde sabah uyandığında bezi kuruysa, tuvalete oturtup yaptırıyordum ama bezi atmamıştık).Ani bir kararla tuvalet eğitimine kalkıştık ve çok şükür ki atlattık(uzmanlar tuvalet eğitiminin 3 ay sürdüğünü ifade ediyorlarmış, yaklaşık 3.ayı doldurduğumuz şu günlerde “atlatmış” olarak görebilirim artık sanırım )Maşallah’ı ekliyor, darısı tüm isteyenlerin başına diyorum.
Bu yaz Cansu’nun denizle yıldızı pek barışmadı. Hepimiz şaştık. İlk iki yaz su kuşu olun yavrucak-özellikle geçen yaz denizden çıkaramıyorduk, simidi belinde elimizden kurtulup, bizi beklemeden suya atardı kendisini-ama bu yaz işler çok değişti. Sahilde kumun üzerine yatıp, dalga üzerine vurdukça “anne bak yüzdüm” diyordu. Üşümesin diye saçlarını bile kovadan su döküp ıslattık. Sokmaya çalıştığımızda ortalık yıkıldı vs.vs. Sanıyoruz ki izlediği, duyduğu bir şeylerden etkilendi,ara ara “anne denizde köpekbalığı va mı?balıklar biz yer mi?çiçekler(yosunlar)va mı?” diye sordu.Deniz içinde dondurma,çikolata vaatleri,kuzenleriyle kandırmaya çalışmalar fayda etmedi.Biz üstelemeyi bırakmışken bayramdan sonraki bir haftasonu nasıl yaptıysa annem bir şekilde kandırmış,bir baktım ki bizimki denizin içinde ,kolluklarıyla ayak çırpıyor,başını suya sokup "anne bak daldım” diyor ,neredeyse belim hizalarını geçmiş vs.çok şükür yaz bitmeden bu aşamaya geldik,ufak ufak geriledik bile ama bu bile bize yetti bu yaz için…(kreşte haftada iki gün havuz programı vardı ama sık hasta olduğundan düzenli gidemedi)
Bu arada hayatımda ilk kez çantamı çaldırdım  22/07/2013 Cansu’yu kreşe bırakırken eşya çok diye yanıma almamıştım,arabada iki koltuğun arasına sıkıştırmıştım ki, döndüğümde sadece 3 dakika içinde camın kırılıp ,çantanın gittiğini fark ettim. Şok yaşadım resmen, çok üzüldüm ,manevi değeri olan bir sürü şey gitti, telefonumdan aktarımını yapmadığım Cansu’nun bir sürü resmi vs.vs.hesapladığımda 1000-1500 TL arası benim için zarar (telefon,gözlük,nakit,kolye,yenilenen evraklar vs.vs.)Çok şükür cana gelmedi, koluma takmış olsaydım ,Cansu yanımdayken asılabilirlerdi ,bir sürü senaryo işte…Geçti ,gitti diyelim…
Bunların dışında bir sürü değişim, yenilik de oldu ama çok uzatmayayım özetlersek; serpildik,geliştik,değiştik,büyüdük,büyüyoruz…
Eğer yazıyı buraya kadar sabırla okuyabildiyseniz, benden ,ailemizden çok güzel bir haber daha vermek isterim; hamileyim  …
Evet nasipse ikince kez anne-baba olmaya hazırlanıyoruz, Cansu’muz da abla oluyor hayırlısıyla…
Anneler gününden bir gün önce aldık güzel haberi,11/05/2013 3.anneler günümün hediyesi 2.bebeğimin haberi oldu  şu anda 24.haftadayız ,nasipse sağlıkla bir erkek bebeğimiz olacak…
Çınar…
14.haftaya kadar biraz riskli geçti, ama şu anda her şey yolunda gidiyor…Ufak ufak hazırlıklara başladık. Çalışmaya devam ediyorum…Bayram öncesi ve sonrasında üç hafta arayla yaşadığım iki ateşli gribin dışında pek bir sıkıntı olmadı…Bayram öncesinde Cansu’yla da paylaştık ilk başlarda pek anlam veremese de karnım büyüdükçe anlamaya, alışmaya başladı…Her şey yolunda giderse yeni yılın ilk haftasında ailemize katılacağını tahmin ediyoruz…2014’de 4 kişilik bir aile olacağız inşallah…
Önümüzdeki günler biraz hareketli olacak bizim için,evde,odalarda ,mutfakta ufak-tefek değişiklikler yapmamız gerekecek,boya-badana ,dip bucak temizlik vb.Kurban Bayramından önceye yetiştirebilirsek,bayram tatilinde biraz dinlenmeyi umut ediyorum.(bu yaz hiç izin kullanamadım,doğum iznine kadar da zor görünüyor,inşallah bayramda dinleniriz biraz olsun..)
Bizden haberler böyle ,umarım herkesin de güzel haberleri vardır,daha sık buralarda olmaya çalışacağım, en azından doğuma kadar 
Sevgiler…



4 Temmuz 2013 Perşembe

Ufak ufak geri dönüyoruz...

Çok olmuş çok  … Nasıl toparlayıp yazayım son birkaç ayı? Neyse kısa başlıklarla geçelim aklıma gelenleri…
Blogla biraz ayrı düştük aslında… İlk önce fotoğraf yükleyememek, sonra da işlerin yoğunlaşmasıyla zaman ayıramamak etkiledi. Diğer sosyal medya olaylarına da biraz girişince aralar iyice uzadı. Tam kıvama gelmişken “DİREN”meye başladık…
Öyle böyle derken çok uzun zaman oldu… Neredeyse dolu dolu yazmayalı dört ay olmuş…
Son yazdıklarıma bakınca Mart ayında bünyemde hakimiyetini göstermeye başlayan rehavet halen beni terk etmiş değil…Örgülerim yarım kaldı(şimdi sıcaklar bastırdığından sonbahara kadar yaklaşamayız birbirimize sanırım),kitaplara ara vermiştim,hadi örgüler bekler,kitaplar başlar dedim,hala birine el süremedim.Evde bir sürü iş yapmama rağmen(yazlık-kışlık,eşya-kıyafet ayırma,paylaşma vs) ev berbat halde….Sanki aylardır toplanmamış gibi.Yine “bir girişsem bir günlük işi var” durumunda ama girişemiyorum L Şöyle dolu dolu bir enerji bekliyorum,bir gelsin,hemen toparlama-yerleştirme moduyla işi kurtaracağım inşallah…
Bu arada ,bahar aylarında haftasonları mümkün olduğunca gezdik,Bergama,sıkça Bayındır…Yaz gelince de yazlık sezonunu açtık hayırlısıyla…
Cansu’m güzel güzel ama zorlu,inatçı,hareketli bir halde büyüyor maşallah.Sağlığı,keyfi yerinde çok şükür .Ancak şu meşhur iki yaş sendromundan mıdır nedir? Yorucu ve yıpratıcı geçiyor günler…Aslında geriye dönük baktığımda son bir senedir böyle genel olarak.Gerek kendisindeki değişim,gerekse benim tahammülümün azalması etken sanırım.Anne-kız çatışıyoruz…Tüm bunlara ek olarak Mayıs ayında anaokuluna başlaması da tuzu-biberi oldu.6 mayıs’ta izin alarak 1 haftalık alıştırma dönemini beraber yaşadık(günde iki saat kendi öğretmeniyle zaman geçirdi,oyun oynadı)Sonraki hafta yani 13 Mayıs itibariyle tam güne geçtik.İlk üç günümüz süperdi ,ancak keşfedeceği şeyler azaldıkça kırçınlıklar ve itirazlar baş gösterdi.İnanılmaz bir direnç gösterdi.Yaklaşık 1,5 ayı devirmemize rağmen halen zorlanıyoruz.Çok şükür son iki haftadr daha iyiyiz ama aradaki 3-4 hafta inanılmaz zorlayıcı,yıpratıcı,yorucu geçti.Beni yıldırmak için her yolu denedi…Biten enerjimi toplamak için uğraşıyorum hala.Neyse buna da çok şükür…Sonuç olarak adaptasyon sürecimizin iki hafta sürmesini beklerken hala devam ediyor diyebilirim.Bazı bloglarda okurdum kıyafet seçme sorunu yaşanan hikayeleri,şimdilerde o da çıktı ortaya…
Bir önemli değişiklikte tuvalet eğitimimiz …Baharın gelmesiyle ufak ufak alıştırmalara başlamıştım ancak meşhur Cansu direnci yine baş göstermişti.Önceki hafta(22/06/2013) bir patlama neticesiyle ani bir karar karar vererek tuvalet eğitimine başladım.(bence çok da geç kalmıştık,malum bir de mahalle baskıları)İlk hafta çok zor geçti,bu hafta daha iyiyiz maşallah…Umuyorum bu işi de başarıyla tamamlayacağız…Darısı tüm zorlanan annelerin başına…
Daha bir çok şey var yazmak,anlatmak istediğim fırsat buldukça ekleyeceğim inşallah…
Yarın nasipse haftasonu yazlık yolculuğu,Pazartesi işbaşı…
Şimdiden herkese güzel haftasonları…
Daha uzun ve bol fotoğraflı yazılarda görüşmek üzere…
Sevgiler…